Hayder; Haydar İlim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Hatırlatma ve dua mahiyetinde
Yazı ölçüsü: büyüt küçült

yazar1
Enes TÜRKMEN


İslam coğrafyasında ki bu elim günleri ve hassaten Mısır'da ki kanlı fecirleri acziyetle seyrederken,bir yandan da aklıma Allah Rasulü'nün ve izzetli ashabının gıbta edilecek inci mercan hatıraları düşüyor.

Bunlardan biri de hiç şüphesiz Mısır fatihi Amr ibnul As'ın (Allah ondan razı olsun) kıymetli ve ibretlik hatırasıdır. Ömer'in (r.a) hilafetinde bu büyük sahabe, Allah'ın nusreti, başarılı sevk ve idaresiyle Babulyun, Ariş, Aynişems, İskenderiye, Berka, Zü­veyla, Trablusgarp ve Siyre’yi, hülasa Mısır’ı bir baştan bir başa fet­hetmişti. Akabinde Ömer’e (r.a) müjdeci göndermiş, izin verdiği takdirde, Merâkeş ve Tunus’u da fethetmek iste­diğini bildirmişti. Fakat Ömer(r.a) o gün için buna müsaade etmemiş ve Amr’ı (r.a) Mısır’a vali tayin etmişti.

Amr, Mısır halkının her türlü derdiyle dertleniyor ve adil hilafetin gereğini en iyi şekilde yerine getiriyordu.

Birgün bir topluluk yanına vardı. Ve O'na "Ey Emir! Bizim geçmişten beri yapageldiğimiz bir adetimiz var. Eğer bunu yapmaz isek Nil akmaz olur ve kuraklığı yaşarız" dediler. Onlara nedir bu adet diye sorduğunda;

"Biz her yıl Haziran ayının 12.günü, güzel ve bakire bir kızı anne babasının rızasıyla güzelce süsler, sonra onu Nil'e atar kurban ederiz" dediler.

Bu sözler üzerine irkilen tüyleri diken diken olan Amr (r.a), bu vahşeti durdurdu ve oradakilere "İslamiyet’te böyle bir şey yoktur. Bizim dinimiz böyle batıl âdetleri, küfrü ve izlerinin hepsini ortadan kaldırmıştır." dedi.

Nihayet Haziran ayı geldi ve Allah'ın imtihanın bir tecellisi olarak Nil akmaz oldu. Mısırlılar telaşa kapıldılar ve göç etmek istedilerse de O buna müsaade etmedi. Biraz beklemelerini emretti ve hemen Hilafet makamına yani Ömer'e (r.a) bir mektup yazdı durumu aktardı. Müslümanların genel emiri cevaben bir mektup yazdı ve Amr'a gönderdi. O'na evvela yapmış olduğunun ne kadar isabetli olduğunu anlattıktan sonra beraberinde göndermiş olduğu pusulayı, ne yazdığını halka bildirdikten sonra Nil'e atmasını emretti. Pusulada şöyle yazmaktaydı;

"Allah'ın kulu ve müminlerin emiri Ömer'den Mısır Nil'ine. Eğer sen kendiliğinden akmakta idiysen,şimdi de akmayıver! Fakat bir ve kudret sahibi Allah'ın emriyle akıyor idiysen, Allahu Tealâ'dan dileriz ki, seni akıtıp taşırsın."

Amr (r.a.) pusulayı Nil nehrine attı. Sabahında, nehrin yedi-sekiz metre kadar yükselerek taştığını gördüler.O günden sonra Nil’in bu hareketi ve bereketi günümüze dek sürüp gelmiştir…

Şimdi bunu niye hatırlattım dersiniz kardeşler?

Bugün İslam coğrafyasının bir çok noktasında askeri, siyasi, iktisadi, ictimai birçok kuraklığı yaşamamak adına nice tavizler veriyoruz. Bunların en büyüğü hiç şüphesiz Kuran ve Rasulullah'ın örnekliğidir. Metodumuz ve menhecimizdir. Asılımız ve usulümüzdür. Mısır'lıların o gün süslediği gibi bizler de beşeri fikir ve ideolojileri süslüyoruz. Ne zaman bir imtihana tabi tutulsak Allah'ın ipini bırakıyor Batı'nın, Doğu'nun, Kuzey'in, Güney'in "Biz ıslah edicileriz" diyenlerin iplerine sarılıyoruz.

Evet, ne acıdır ki bugün Nil'e kardeşlerimizin mübarek kanları karışmış, kan kırmızı akmakta. Kardeşlerimiz Rabbim Allah'tır dediği için Afganistan'da, Somali'de, Yemen'de, Suriye'de, Arakan'da, Mısır'da, Doğu Türkistan'da, Kafkaslar'da, Mali'de katledilmekte. Onlar "Gayemiz Allah, Önderimiz Rasulullah, Anayasamız Kur'an, Yolumuz Cihad, En Büyük Arzumuz Allah Yolunda Şehit Olmaktır"dediği için, kadın,çocuk,yaşlı demeden kurşuna diziliyor.

Kardeşler, ne zamana kadar Allah'ın gönderdiği pusulayı görmezden geleceğiz? Ne zamana kadar bu kuraklığı yaşayacağız? Daha ne kadar rezil ve zelil edileceğiz? Daha ne kadar şehidlerimizi sayacağız, kirletilen kadınlarımıza ağlayacağız, öldürülen bebelerimize kahrolacağız? Allah için en başta nefsime soruyorum daha ne kadar kafirlere haklılığımızı anlatmaya çalışacağız? "Korkaklıkta ar, ilerlemekte şeref var" sözünü ne zaman göğsümüze yazacağız? Ne zaman devireceğiz şu demokrasi putunu? Ne zaman vazgeçeceğiz İslam'la yan yana anmaktan?

Rabbimiz bizlere Ömer gibi Amr gibi önderler gönder! Bizlere cesaretli, ferasetli, ihlaslı imamlar gönder! Bizleri Müslümanları bir adım sonrası olmayan hamasi kalabalıklardan, ne istediğini bilen, bildiğini dilenmeyip izzetiyle alan, Kitabın'la aldığını Kitab'ınla ayakta tutan Müslümanlardan kıl! Rabbimiz sen şu bir avuç muvahhidi yardımınla korumaz muzaffer kılmazsan, yeryüzünde sana çağıran, seninle kulların arasına girenlere savaş açan, başka bir takı getirmeden başına ben sadece Müslümanlardanım diye kendini isimlendiren kimse kalmaz..Ya Rabbi yardım eyle,merhamet eyle, bizleri kafirlere karşı yardımınla muzaffer ve muntakim kıl...


Diğer Yazılar

Telefon: Gsm: 0530 692 79 97 - 0 536 491 07 64

Copyright © 2003-2011 hayder.org.tr All Rights Reserved. Design artiweb
IE 8+, Firefox 3.6+, Crome 10+, Macromedia Flash, 1024 x 768